Geçen yine iki sap, oturmuş içiyoruz arkadaşla. Dedim, oğlum ben seni çözdüm. İlk dubleden sonra naber, napıyorsun, nasıl gidiyor? İkinci dubleden sonra bir kız var abi. Üçüncü dubleden sonra ben aşık oldum. Dördüncü ve sonraki dublelerde ise iki ihtimalin var; ya kız muhabbeti devam edecek, ya da umutlarını tüketeceğim ve sen bu yaz güneye gitmek lazım, ateşli geceler bizleri bekler. muhabbeti açacaksın. Güldük, ama ben de kendisinden pek farklı sayılmam. Herneyse işte derken başka bir arkadaş daha geldi; olduk mu 3 sap. Kandaki alkol oranımızı biraz daha...
“Gezelim-görelim, ben yiyeyim sizin canınız çeksin.” tarzı programlara özendiğimden değil ama bu yazıyı yazmam lazım. Söğütlüçeşme Tren İstasyonu’nun altında, sağ tarafında bir lokanta var. Önünden defalarca kez geçmeme rağmen, mekanın müptelası olmam bir demiryolları emekçisi ağabey ile tanışmamın ardından oldu. Serin bir mayıs günü dayım, ben ve himmet abi bostancı’da geçirmeceli bir çay bahçesinde oturuyorduk, gelsin çaylar-gitsin çaylar derken çay fiyatının 2 lira olması himmet abi’yi rahatsız etti. Her kıyakçı...
Acıktın mı? İdollerin, kahramanların ve tüm arkadaşların acıktığı zaman ne yiyor zannediyorsun? Tabii ki fastfood! Hamburger, chickenburger, pizza, ismi-zor-okunan-burger galaksinin en lezzetli yemekleri bir adım ötende duruyor. Fastfood dünyası seni bekliyor. Ye, hamburger ye; hemen şimdi! Lezzetle olan buluşmanı erteleme ateş seni çağırıyor. Fastfood gibisi yok. 80lerin sonunun, 90′ların başının çocukları işte bu büyülü sözlerle zehirlenmişti bir kere. Sonuçlar tam da beklendiği gibi çıktı. Yüzbinlerce kişinin hayatı, cüzdanının inceliği ve...
Sanırım nasıl biri olduğunu şimdi anlıyorum. Erkeklerin seninle, sadece güzel olduğun için ilgilendiğini sanıyorsun. Ama onların aslında seninle ilgilenmesini istiyorsun. Sorun şu ki pek ilgi çekici değilsin. Kabasın, saldırgansın, somurtkan ve içine kapanıksın. Birinin, bütün bunların altında ne olduğuna bakmasını istiyorsun. Ama aynı birinin bu zahmete girmesi için tek neden güzel olman. Komik, değil mi? Tuhaf bir biçimde esas sorun sensin. Jack Nicholson – Wolf (kurtadam) filminden bir replik.
Toplum olarak bu evlilik takıntısını aşmamız lazım. Dini nikah, resmi nikah, söz, nişan ve bir ton anlamsız iş.. ne için? En fazla 7 sene boyunca sevebileceğin bir partner için. Bu macera tüm o strese, takılan maskelere, oynanan oyunlara değer mi acaba? Dahası lampirik bir bakış açısıyla evlilik müessesesi‘nin rezil bir dezenformasyon çalışması olduğunu düşünüyorum. Evliysen daha fazla tüketirsin ve evliler daha doğrusu “diji.. diji.. dijitürkler; mutlu mesut aileler” her daim tüketim toplumunun gözbebeğidir. Yaşamak için tüketmelisin,...
Başarısızlıkla sonuçlanan votka-yeşil çay denemesinin ardından bir başka supertivo yeme-içme konseyi ürünüyle daha karşınızdayım; çaypresso! Yapımı zahmetsiz, içimi kolay. Çayı demliğe döktükten sonra üzerine 3-4 kaşık espresso kahve döküyoruz. Ertesinde bildik çay demleme taktikleri ve finalde muhteşem bir deneyim; damağınızı gıdıklayan enfes bir lezzet. (reklam yazarı mı olsam acaba?) Espresso aromalı çay’ın tiryakisi olacaksınız. Hem çay, hem kahve. Hem canlılık, hem huzur. Hem penaltı, hem gol. Hem lahmacun, hem pizza. O mamma mia; la...
{ Birleşmiş Milletler çevre programı } UNEP Dünya çevre günü 2009 sayfasında gezinirken bireylerin daha ‘yeşil’ bir dünya için yapması gerekenler listesi buldum. Pek tabii ki örgütlü güç; kolektif bilincin önemi yoksayılamaz ve hayatın çoğu sahnesinde olduğu gibi çevre sorunlarına karşı da örgütlenmeliyiz ancak bu yola adım atmadan önce bireysel olarak yapmamız gerekenlere değinen bu listedeki maddelerden bir kaçını Türkçeleştiriyor ve naçizane yorumlarımla paylaşıyorum.
“Bu dünyada bir dikili ağacınız olsun!” UNEP, bu yıl...
M. Ozan Hazer‘in web teknolojileriyle ilgili blogu huysuzadam‘da gezinirken web tasarımcılarla ilgili çok güzel bir yorumunu okudum. Müsadesiyle burada da paylaşıyorum. Tecrübe konuşuyor derler ya hakikaten öyle.
Web tasarımcısı arkadaşlara dedim ki, unutun o firmalara sayfa hazırlarken “ben fotoşop’ta yaparım, htmlci sayfa haline getirsin çünkü ben programcı değil sanatçıyım” laflarını. Artık öyle bir şey kalmadı üzgünüm. CSS’i sevgilisinin yuvarlak hatları kadar bilmeyen web tasarımcısı 5-10 sayfalık kurumsal site tasarlamaktan öteye...
1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Sevgililer günü, anneler günü gibi sktiri boktan günleri içselleştireceğimize bu esaslı günü layıkıyla yaşamamız gerektiğine inanıyorum. Bu özel günün amacı kesinlikle bir kutlama veya tüketim çılgınlığı yaratmak değil; sadece sorunlar ve çözümleri konusunda bilinçlenmek ve bilinçlendirmek. Dünyanın bizlere ihtiyacı var ve bunu görmezden gelemeyiz. “Siyasi otorite neler...
Bu satırlar 21 Aralık 2008 gecesi, şampiyon olmadan 5 ay önce, Ali Sami Yen stadının deplasman tribününde donumuza kadar ıslandığımız ve 4-2 kaybettiğimiz maçın ertesinde yazılmıştır.
Holoskonun golünden sonra..
Bir umut dedik; 3-4lük maçı düşündük; arzu ettik!
Tam o dakikalarda yağmur, yüzümüze yüzümüze vururken; bağırmaktan ziyade haykırıyorduk: “yağmurlu bir günde görmüştüm seni!”
30 mayıs gecesi tezahürat tamamlandı.
Yağmurlu bir günde görmüştüm seni,
Üstünde çubuklu formalar vardı.
Bir anda tutuldum aşık oldum ben.
Hayatın...